• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/groups/ttkdhatay/?fref=ts
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam17
Toplam Ziyaret59699

Anasayfa




COVID-19 Olarak adlandırılan ciddi bir solunum yolu enfeksiyonu salgını, halen dünyada halk sağlığını tehdit etmektedir. Bununla ilgili olarak sosyal medyada ve medyada konunun uzmanları olan yetkin kişilerin açıklamaları ile konu ile ilgisi olmayan bir grup sosyal medya fenomenlerinin açıklamaları birbirine karışmaktadır maalesef. Bu nedenle konuya açıklık getirmek üzere bazı bilgiler paylaşmak isterim.
Hastalık, SARS CoV-2 olarak adlandırılan yeni bir tip koronavirü insanlara bulaştıktan olduktan sonra gelişmektedir. Bu virüs bulaşmasısıklıkla enfekte olmuş ve virüs taşıyan bir insanın öksürmesi, aksırması ve ağızdan saçılan tükürükler ve damlacıklar aracılığı ile olmaktadır. Hastalık damlacıkların başka bir insan tarafından solunum yolundan alınması veya bu damlacıkların bulaştığı yerlere dokunan insanların ellerini ağız, burun veya gözlerine götürmeleri ile bulaşmaktadır.
Bulaşmanın gerçekleşmesi için sadece bu tür virüsü taşıyan insanların bir başka insanın yüzüne öksürmesi-aksırması gerekmiyor. Bulaşmada solunum yolu damlacıkları ile kirlenen yüzeylere temas ettikten sonra ellerin ağıza,buruna veya göze götürülmesi de rol oynuyor ve daha sıklıkla salgın bu yolla yayılıyor.
Dünyada birçok ülkede ilk olgular görülmeye başladıktan kısa bir süre sonra hasta sayısında ciddi bir artış görülmeye başlamıştır. Bizde de böyle bir risk vardır. Bu artışın sağlık sistemimizin hizmet kapasitesinin üzerine çıkmadan zamana yayılarak atlatılması salgındaki temel hedeftir. Bunun sağlanması için halkımıza çok büyük bir görev düşmektedir.
Herkes izolasyon tedbirlerine sıkı sıkıya uymalıdır. Özellikle yurt dışından gelen kişiler hastalığın kuluçka süresi olan 14 gün boyunca evden dışarı çıkmamalıdırlar.Bunun nedeni enfeksiyonun hastalık bulguları olmadan da insandan insana yayılabilmesidir. Yani daha hastalık bulguları olan ateş, öksürük ve solunum zorluğu şikayetleri henüz gelişmemiş olsa da enfeksiyonu almış olan insanlar başkalarına bulaştırıcı olabilmektedir. Bu kişiler eve misafir de kabul etmemelidirler. Mümkün olduğunca ev halkı ile de ilişkilerini sınırlı tutmaları gerekir.
Enfeksiyonun hayati risk yaratması yaşla doğru orantılı olarak artmaktadır. Bu nedenle özellikle yaşlı insanların bu dönemde sokağa çıkmaması, toplu yerlerde bulunmaması ve insanlarla fazla temas etmemeleri önemlidir. Yine altta yatan kalp hastalığı, solunum yolu hastalığı, şeker hastalığı gibi kronik hastalığı olan kişiler de yüksek risk taşıyan gruba girmektedir. Bu kişilerin deaynı şekilde sokağa çıkmaması, toplu yerlerde bulunmaması ve insanlarla fazla temas etmemeleri önemlidir.
Özellikle 60 yaş ve üzerinde olan kişiler, kanser hastaları, bağışıklık sistemini baskılayıcı tedavi gören hastalar da sosyal izolasyon önlemlerine çok sıkı bir şekilde uymalıdırlar. Bu gruptaki insanlar çok iyi bir şekilde korunmalıdırlar.
Çocuklar ve gençler sıklıkla enfeksiyonu daha hafif hatta bazen belirtisiz geçirmektedir. Bu nedenle enfeksiyonun toplumda yayılmasına daha fazla hizmet etmektedirler.Özellikle gençlerin bu durumda çok dikkatli olmaları gereklidir.
Gençler ellerini en az 20 saniye süre ile ve sabun kullanarak sık sık yıkamalı, dışarıdaki alanlarla temas edildiğinde kolonya veya el dezenfektanları ile ellerini dezenfekte etmelidirler.
Yine okullar ve üniversitelerde eğitim ve öğretime ara verilmiştir. Unutulmamalıdır ki bu sosyal izolasyon amaçlı alınmış bir karardır. Kesinlikle bir tatil değildir. Eğitime ara veren gençler de dahil herkes mümkün olduğunca sosyal alanlardan uzak durmalı, evlerinde kalmalıdırlar.
Hastalığın sık görülen bulguları olan öksürük, aksırık ve yüksek ateş gibi şikayetleri bulunanlar yüzlerine maske takarak en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdırlar. Hastalık bulguları olan kişiler dışarı maske takmadan kesinlikle çıkmamalı, insanlarla maskesiz olarak aynı ortamda bulunmamalıdır.
Her kim olursa olsun en önemli ve dikkat edilmesi gereken şey enfeksiyonu almamaktır. Bu nedenle hasta olanlardan, hasta görünenlerden uzak durulmalı arada en az 1 metrelik mesafe olmasına dikkat edilmelidir. Özellikle topluma açık yerlerle veya nesnelerle (para, kredi kartı şifre tuşları, asansör düğmeleri, halka açık yerlerdeki kapı kolları vb.) temas edildiğinde eller en az 20 saniye süre ile ovarak, özellikle parmak uçları ve baş parmak da iyice ovalanarak sabunla yıkanmalıdır. Şayet el yıkama imkânı o anda yoksa alkol bazlı bir el dezenfektanı veya kolonya ile en az 20 saniye boyunca ovalanmalıdır. Gün boyu eller mümkün olduğunca sık sabunla yıkanmalıdır.
Eller ağız, burun ve gözlere götürülmemeli mümkün olduğunca buralarla temastan kaçınılmalıdır. Yine cep telefonları zaman zaman alkollü mendille silinerek temizlenmelidir.
Hafif bir şekilde hasta kişiler evde kalmalı ve odalarını ayırmalıdır. Oda sık sık havalandırılmalıdır. Evdeki kişilerle aynı alana girildiğinde hasta olan mutlaka maske takmalıdır. Aksırma veya öksürme varsa tek kullanımlık kağıt mendiller ile ağız ve burun kapatılmalı ve sonra hemen mendil atılarak eller sabunla yıkanmalıdır. Eğer yanınızda kağıt mendil yoksa ağz ve burun dirseğin iç kısmı ile kapatılarak öksürülmeli veya aksırılmalıdır. Maskeyi özellikle hasta olanlar takmalıdır.
Belirtileriniz hafif ise evde kalınmalı ve istirahat edilmelidir. Giderek artan bir solunum sıkıntısı ve aşırı halsizlik gibi ciddi bulgular baş gösterirse vakit geçirmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Ağır olmayan hastaların evde kalması sağlık sistemine ani yüklenilmemesi bakımından çok önemlidir. Böylece gerçekten gereksinimolan ağır hastalarla daha fazla ilgilenmek mümkün olacaktır.
Bağışıklık sisteminin güçlü tutulması amacıyla düzenli uyku, dengeli beslenme önemlidir. Sık sık kalabalıklardan uzakta ancak temiz havaya çıkılmalıdır.
Bu tedbirlere milletçe uyulması bizim bu pandemi adı verilen zor durumdan şimdiye kadar başarıldığı gibi mümkün olduğunca az hasarla çıkmamıza olanak sağlayacaktır. Unutmayalım ki milleti oluşturan bireyler ne kadar hassasiyet gösterirse o mücadelemiz o kadar başarılı olacaktır.
 

Prof. Dr. İ. Mehmet Ali Öktem

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi

Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Tıbbi Viroloji Bilim Dalı Öğretim üyesi
Hatay Tabiatı Koruma Derneği Bilim Kurulu Üyesi

30.09.2019
Üyelik Girişi
Hava Durumu