• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/groups/ttkdhatay/?fref=ts
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam25
Toplam Ziyaret74798

Hantavirüsler

Yaygın olarak “Hantavirüsler” adıyla bilinen virüs grubu aslında Hantaviridae ailesinin Orthohantavirus cinsinde yer alan çok çeşitli virüs türlerini ifade eder.

HANTAVİRÜSLER

Yaygın olarak “Hantavirüsler” adıyla bilinen virüs grubu aslında Hantaviridae ailesinin Orthohantavirus cinsinde yer alan çok çeşitli virüs türlerini ifade eder. Zarflı, üç segmentli, tek iplikli negatif yönelimli RNA genomuna sahip bir virüs ailesidir. Virüs zoonotik bir özellik göstermektedir yani hayvanlardan insanlara bulaşmaktadır. Genel olarak insanlar, virüsü taşıyan hayvanların çıkartılarının kontamine ettiği toz, toprak, hava ve diğer materyali soluyarak enfeksiyonu alırlar. Bundan başka taşıyıcı hayvanla doğrudan temas edilmesi yoluyla ortaya çıkan enfeksiyonlar da bildirilmiştir.

Dünya üzerindeki dağılımına bakıldığında Orthohantavirüsler iki farklı temel klinik tablo ile ayırt edilmektedir. Bunlardan birincisi yeni dünya hantavirüsleri olarak adlandırılan ve Amerika kıtası'nda görülen hantavirüs kardiyopulmoner sendrom (HCPS) tablosu ikincisi ise eski dünya Ordu hanta virüsleri olarak adlandırılan renal sendromlu kanamalı ateş(HFRS) adı verilen klinik tablolardır. HCPS Güney ve Kuzey Amerika kıtalarında yaygın olarak görülürken, HFRS Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarında görülmektedir. Bunun durumun nedeni hantavirüslerin taşıyıcısı olan ve çok büyük çoğunluğunu oluşturan farklı türlerdeki yabani kemiricilerin, farklı hantavirüs türlerinin taşıyıcıları olmasıdır. Dolayısı ile belli hantavirüs türleri genel kural olarak belli kemirici türleri ile taşınmaktadır. Buna rağmen zaman zaman farklı taşıyıcılarda da enfeksiyona neden olabilmektedirler.
Orthohantavirüslertaşıyıcısı olan kemirgenlerin salya, idrar ve dışkıları sayesinde çevreye saçılmaktadır. Bu saçılma sonucunda oluşan kontamine materyallerin havada uçuşması ile enfeksiyon riski oluştururlar. En çok uçuşan kontamine aerosollerin insanlar tarafından solunması sonucunda insanlarda enfeksiyon gerçekleşebilmekle beraber, konakçı kemirici ile direkt temas, kemirici ısırması ve yemek kaynaklarının paylaşılması ile de insanlara bulaşma bildirilmektedir.Hantavirüs enfeksiyonları konak rolü üstlenen kemirici ve diğer taşıyıcı hayvanlarda kronik enfeksiyon oluştururken insanlarda ölüme kadar gidebilen ağır tablolara yol açabilmektedir.
Orthohantavirüslerin sebep olduğu bu klinik tablolar arasındaki farklılık temelde farklı anatomik bölgelerde bulunan kılcal damarların etkilenmesinden kaynaklanmaktadır. HFRS’da böbrek medulla kılcalları etkilenirken böbrek yetmezliği 
ile giden kanamalı ateş tablosu, HCPS’da ise Akciğer alveol kılcalları etkilenmekte ve solunum yetmezliği  ile seyreden kanamalı ateş tablosu ön planda görülmektedir. Dolayısı ile hastalar HFRS tablosunda böbrek yetmezliği, HCPS tablosunda ise Solunum yetmezliği ile kaybedilmektedir. İki klinik tablonun da başlangıç bulguları ise benzerlik göstermektedir. Genel olarak tüm orthohantavirüs enfeksiyonlarının başlangıç bulguları aniden başlayan yüksek ateş, halsizlik ve kırgınlık, kas ağrısı ve grip benzeri bulgulardır. Damarsal geçirgenliğin artışı sonucu oluşan hipotansiyon, trombositopeni ve lökositoz da gözlenmektedir.
 
Ülkemizde de Hantavirüs taşıyıcısı olan kemiriciler bulunmakta ve bunlar zaman zaman da salgınlara neden olmaktadır. Halen ekibimizin gerek Tübitak desteği ile yürüttüğü saha izlem çalışmalarında ve gerekse sağlık bakanlığı ile ortak yürüttüğü salgın araştırma projeleri kapsamında ülkemizde tesbit edilmiş farklı hantavirüs türleri ve kökenleri bulunmaktadır. Bunlar 2009 yılındaki Zonguldak- Bartın salgını sırasında saptanan Dobrava-Belgrade virus Turkey (Gene Bank Accesion: KF615906), Puumala virus Turkey (gene bank Accesion: HQ406824) kökenleri ile, Kırklareli İğneada’da yürütülen saha izlem çalışmasında elde edilen Dobrava-Belgrade virus Igneada (Gene Bank Accesion: KT315637) kökeni ve Doğu Anadolu Saha izlem çalışmalarında elde edilen Tula Orthohantavirus Palandöken (Gene Bank Accesion: MH660702.1) virüsleridir. Yine tamamlanan bir üç yıllık saha izlem çalışması sonucunda Anadolu’daki Güney illerinin bir bölümünde (Antalya, Adana, Osmaniye, Hatay, Karaman, Konya, Aksaray, Mersin, Niğde) Hantavirüs taşıyıcısı kemiriciler bulunmadığı da gösterilmiştir. 
Bu enfeksiyondan korunmada veya tedavisinde halen insanda
kullanılan etkinliği kanıtlanmış bir aşı veya antiviral ajan bulunmamaktadır.
Bu nedenle riskli
kemiricilerin ve bunların yayılımlarının belirlenmesi,
buna göre riskli bölgelerin önceden belirlenerek gerekli önlemlerin alınması önem arzetmektedir.
 
Prof. Dr. İ. Mehmet Ali Öktem
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi
Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Hatay Tabiatı Koruma Derneği Bilim Kurulu Üyesi
1774 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Üyelik Girişi
Hava Durumu