• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/groups/ttkdhatay/?fref=ts
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam6
Toplam Ziyaret49253

Başarılı bir şekilde sonuçlanan çevre mücadelesinin öyküsü



TÜRKİYE’DE TÜRÜNÜN TEK ÖRNEĞİ HATAY DAĞ CEYLANI GAZELLA GAZELLA İÇİN YAPILAN ÇALIŞMALAR


   Dünyanın varoluşundan günümüze kadar birçok canlı türü (hayvan ve bitki) yok oldu. Maalesef insanoğlu elindekinin kıymetini her zaman onu kaybettikten sonra anlıyor. Hayvan ve bitki türleri biz insanların yaşamlarını devam ettirebilmelerinin de bir anahtarı aslında. Dünyanın doğal bir dengesi vardır. Bu doğal denge içinde bazı canlıların yok olması tabiidir. Ancak işin içine insanoğlu faktörü girdiğinde doğal dengeye müdahale etmemek mümkün olmuyor. İnsanoğlunun dünyaya yayılması ve faaliyetleri son birkaç yüz yılda canlı türlerinin birçoğunun neslinin tükenmesinde etkin rol oynamıştır ve hala da buna devam etmektedir. Şehirleşme ve sanayileşme gibi faaliyetler diğer canlıların doğal yaşam alanlarının tahribine yol açmıştır. Ayrıca avlanma sonucunda da birçok canlı türünün nesli tehlikeye düşmüş veya sona ermiştir.

TÜRKİYE TABİATINI KORUMA DERNEĞİ 
HATAY ŞUBESİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI
ABDULLAH ÖĞÜNÇ

Türkiye’de sadece Hatay-Kırıkhan’da yaşayan Dağ Ceylanı (Gazella gazella), Türkiye Tabiatı Koruma Derneği Hatay Şubesinin yoğun çabaları ile neslini sürdürmeye çalışıyor. Dağ Ceylanı (Gazella gazella)’yı yaşatma ve koruma çalışmaları hakkında bilgi almak için Türkiye Tabiatı Koruma Derneği Hatay Şubesi Başkanı Abdullah Öğünç ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde doğdum 41 yaşında evli ve üç çocuk babasıyım. Annem Yalangoz babam ise Aygırgölü Köyünden. İş hayatıma özel sektörde Kırıkhan’da devam etmekteyim. 2010 yılından itibaren kurucusu olduğum Türkiye Tabiatı Koruma Derneğini’nin Hatay şubesi başkanlığını yapmaktayım.

Çalışmalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Hatay’da bugüne kadar tür koruma geliştirme araştırma ve ekoturizm alanında oldukça başarılı bilimsel projeler yürüttük. Kuş Gözlem Temalı Tabiat Parkı, Kuşlarda Göç Hareketleri, Hatay için bir sulak alan geliştirme projesi olan Amik Gölünü kaybettik, Gölbaşı yaşasın, Çizgili Sırtlanların Ekolojilerinin belirlenmesi gibi. Ayrıca şu an yine Hatay’a ilk Milli Park’ının kazandırılması yönünde önemli bir mesafe kat ettik. Yine belirli gün ve tarihlerde araştırma ve gözlem etkinliklerimiz aralıklarla devam etmekte. Hatay Dağ Ceylanları (Gazella gazella) bu çalışmalarımızdan sadece birisidir. Kırıkhan Dağ Ceylanı ülkemizde nesli tükendi olarak bilinen bir canlı türüyken varlığı derneğimiz çalışmaları sonucu yeniden tespit edilen ve ülkemiz memeli hayvanlar listesine eklenen en son büyük memeli türü olma özelliği taşıyor. İlk kez belgelenmelerinin yapıldığı 2008 yılından sonra Orman ve Su işleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve Doç. Dr. Tolga Kankılıç tarafından Kırıkhan Dağ Ceylanı ismi teyit edilerek literatüre eklendi. Aslında Hatay Dağ Ceylanlarını gündeme taşıyan asıl konu doğal yaşam alanlarına kurulması planlanan ve türün yaşam alanını yok edecek bir çimento fabrikası oldu. 2010 yılında Kırıkhan İlçesi İncirli köyünde yapılan bir ÇED (Çevresel etki değerlendirme) Toplantısına katıldığımızda bu durumu öğrendik. Çimento fabrikasının faaliyete geçmesi sadece Ceylanların sonunu hazırlamakla kalmayacak, ana geçim kaynağı tarım, sebze ve meyve yetiştiriciliği, küçük ve büyük baş hayvancılık olan yerel halkın bu faaliyetlerine büyük zarar verecekti. Daha da önemlisi kurutulması halen ülkemizde insan eliyle yapılmış en önemli çevre felaketleri arasında gösterilen Hatay Amik Gölü’nün günümüzde yaşayan son kalıntısı olan, önümüzdeki yıllarda ülkemizin en önemli sulak alanlarından biri olmaya aday, Kırıkhan Gölbaşı gölünün de kuruması ve kirlenmesine neden olacaktı. Çünkü gölbaşını besleyen kaynak suları şirket yetkililerinin ÇED toplantısında beyan ettiği ham madde alanı olarak gösterilen kurt dağlarının tabanından gelen pınar suları ile beslenmekteydi.
Bu gibi haklı nedenlerimizden dolayı çimento fabrikasında yer seçimine itiraz ettik. Burada bir kez daha irdelemek isterim ki, bizler çimento fabrikasına karşı olmadık. Ülkenin gelişimine katkısı olacak tüm yatırımların içerisinde gönüllü olarak çalışmaya hazır bir sivil toplum örgütü olduğumuzu belirtmek isterim. Ancak çimento fabrikasında seçilen yer fevkalade yanlış bir yerdi, kazanım ve kayıplarımızı kıyasladığımızda ortaya korkunç bir tablo çıkıyor ve telafisi olmayacak felaket yaşayabilirdik. Çimento fabrikasının etki alanındaki 4 köyde binlerce insanın geçim kaynağı, bir canlı için yaşamsal önem arz eden, olmazsa olmazı su kaynağı, Dağ ceylanı başta olmak üzere o bölgeyi yaşam alanı olarak kullanan birçok nadir canlı türümüz bu durumdan olumsuz yönde etkilenecekti.
   İncirli köyünde yapılan ÇED toplantısı akabinde ilk işimiz konunun önemini anlatan dilekçeler hazırlayarak Cumhurbaşkanlığı dâhil, Başbakanlık ve tüm Bakanlıklara, Hatay Valiliği, Kırıkhan Kaymakamlığı, Belediyeler ile ilgili ve yetkili tüm müdürlüklere dilekçeler gönderdik. Sonrasında çimento fabrikasından etkilenecek kırsala yönelerek halkı bilgilendirme toplantıları gerçekleştirdik. Şirket yetkilileri halkın desteğini alabilmek adına binlerce insana iş ve yüksek maaş sözü verdiğinden zaten mali durumu oldukça zayıf olan kırsal kesim bu çimento fabrikasına kurtuluş gözüyle görmekteydi. Bu yüzden ilk etapta bazı zorluklar ile karşılaşsak bile anlatılanların doğru olmadığını ülkemizin değişik bölgelerinde yaşanmış örnekler ile yaptığımız sunumlar sonucu halkın büyük bölümünün güvenini kazanıp ikna etmeyi başardıktan sonra kırsalda halkın katılımı doğrultusunda binlerce dilekçe toplanıp ilgili yerlere servis edildi. Kırsalın da desteğini aldıktan sonra bu defa başta Kırıkhan olmak üzere, Hatay genelindeki tüm STKlar, oda başkanları, siyasetçi ve üst düzey bürokrasi ile bire bir görüşmeler yapmaya başladık. Yaptığımız tüm görüşmelerde çimento fabrikasına karşı olmadığımızı tekrar tekrar yineleyip seçilen yerin yanlışlığına vurgu yaptık. Bu kısmı da başarılı bir şekilde geçerek köşe yazarları ile iletişime geçip desteklerini aldık. Bu köşe yazarları yazılarında konuyu işlemeye başladı. Zaman zaman yaptığımız faaliyetler yerelde ve ulusalda yayın yapan basın kuruluşları da destek verdi. ÇED süreci sonrası 3 ay geçmişti ki gönderdiğimiz dilekçeler ve oluşan kamuoyu etkisi sonucu Bakanlıklardan bölgede tespit için bilirkişiler görevlendirildi. Bilirkişileri de boş bırakmadık, onları da sıkı takibe aldık. Bildiği doğrultuda rapor tutacak her bilirkişinin çimento fabrikasında yer seçimine olumlu bir rapor vereceğine ihtimal yoktu. Ya bir takım zorlamalara tabi tutuldu ise? İşi şansa bırakamazdık ki bu konuda da yaşanmış bazı acı tecrübelerimiz vardı. İlk bilirkişilik heyet gelip raporunu hazırladı, tesise olumsuz rapor verdi. Şirket yetkililerinin bilirkişinin hazırlamış olduğu rapora itirazı sonucu belli bir süre sonra farklı bir bilirkişilik heyet geldi onlar da raporunu olumsuz yönde verdi. Tam her şey bitti derken duyduk ki üçüncü bir bilirkişi istenmiş şirket yetkililerinden ne biz pes ettik ne de onlar, üçüncü bilirkişide geldi raporunu olumsuz yönde verince bu defa kazanan sağduyu olmuştu, bilim olmuştu, akıl olmuştu. 2010’da başlayan süreç tam 4 yıl sürdü.
   Hatay Dağ Ceylanlarının korunması için ilk olarak neler yaptınız?
Hatay dağ ceylanları için ilk proje çalışmamız 2012 yılında başladı. WWF-Türkiye temsilciliğinin “Türkiye’nin Canı Kampanyası” adı altında yerelde doğa korumaya yönelik projelere hibe vereceğini açıklaması üzerine derneğimiz yönetim kurulu üyesi olan aynı zamanda ceylanların türü 2008 yılında ilk kez belgeleyen MKÜ Veteriner Fakültesinden Doç.Dr. Yaşar Ergün tarafından hazırlanan ”Hatay Dağ Ceylanlarının Yaşam ortamlarının İyileştirilmesi ve Risklerin Azaltılması ve Hatay Dağ Ceylanları’nın korunması” isimli iki proje çalışması desteklenmeye hak kazandı. Projelerde farkındalık çalışması amacıyla bölgedeki tüm ilköğretim okullarında çocuklara çanta hediyesiyle birlikte eğitimler, eğitimlerde hediye etmek üzere yetişkinlere kendi tasarımımız pirinç anahtarlıklar, bölge halkına yönelik bilboardlar ile ceylanların tanıtımı yapıldı. Proje sonunda TRT belgesel kanalı desteğiyle Kırıkhan Dağ Ceylanı belgeseli, ceylanların yaşam alanında bir gözlem yeri ve susuzluk problemine çözüm olarak doğal bir ceylan pınarı, yörede sürekli arazide olan çobanlardan gönüllü güvenlik elemanı olarak faydalanmak üzere onlara bir örnek kıyafetler, telsizler ve dürbünler dağıttık. Bu sayede 2008 yılında 105 olarak tespit edilen bölgede yaşayan populasyon 2017 itibari ile 500 sayısını aştı. Eski yaşam alanlarından Hassa Leçeliklerine ve Kumlu-Reyhanlı bölgesinde de sınır hattına yayılım gösterdi.

Hatay Dağ Ceyylanlarının günümüze kadar varlığını devam ettirmesinin nedenleri nelerdir?
Ceylanların günümüze kadar varlığını devam ettirebilmelerini iki ana nedene bağlarım ben. Birinci neden Sınır hattında kurulu köylerimizden İncirli ve Perişan’da orta yaş ve üstü kimseler tarafından kutsal bir değer olarak kabul edilmeleri. Ceylanlara zarar veren kişilerin bir şekilde kendilerinin de zarar göreceklerine inanmışlar ki, bununla ilgili yaşanmış oldukça fazla olay mevcut. Ceylanı vuran bir avcı, ya tedavisi mümkün olmayan bir hastalığa yakalanmış yahut ta, bir kazaya uğramış. Bölgede bir de ceylan baba efsanesi mevcuttur. Ceylanların sütünü sağan bu zat ermiş kişi olarak kabul edilmekte sınıra sıfır noktada bulunan türbesi günümüzde bile şifa arayanların uğrak yerlerinden biridir.
İkinci neden ceylanların sivil insan girişlerine kapalı askeri yasak bölgede yaşamalarıdır. Yerel halk tarafından her ne kadar korunsa da dışardan gelenler tarafından vurulmalarının önüne bu şekil geçilmiş oldu.

   Ceylanlar için bir koruma alanı mı oluşturdunuz?
Günümüzde Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından Perişan Köyüne Kırıkhan Dağ Ceylanı Üretim İstasyonu kuruldu. Bundaki amaç ilerleyen günlerde sayıları çoğalan dağ ceylanlarının ülkemizin değişik bölgelerine bırakılmaları hedeflenmektedir. Yine derneğimiz girişimleri ve danışmanlığı sonucu Hatay Büyükşehir Belediyesi tarafından dağ ceylanlarının yaşam alanına doğal peyzaja uygun ceylan pınarları yapıldı. Ayrıca bölgeye yaptığımız geniş katılımlı gezi ve gözlem etkinliklerine Hatay Büyükşehir Belediyesi lojistik destek sağlamaktadır.
Ülkemiz memeli hayvanlar listesine en son eklenen büyük memeli türü olan Gazella gazella türü Kırıkhan Dağ Ceylanının Türkiye’deki nesilleri kurtuldu diyebiliriz.
Bölgede yaptığımız tüm çalışmalara destek veren, başta Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfu Savaş’a, Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet Çinçin’e, Mustafa Kemal Üniversitesine, 1. Hudut Tabur Komutanlığı bünyesindeki tüm erbaş ve erler, danışman hocam Prof. Dr. Mustafa Sözen’e, bugüne kadar tüm aktivitelerimizi benimseyip katılım gösteren Sivil Toplum Örgütü Temsilcisi dostlarıma, şahsım temsil ettiğim kurum ve ceylanlar adına teşekkür ederim.

   Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Hatay Şubesi olarak bundan sonraki çalışmalarınız neler olacaktır?
Dernek olarak bundan sonraki süreçte de Hatay doğası ve sahip olduğu nadir türlerin korunmasına yönelik çalışmalarımız sürecektir. Bölgede özellikle halkın bilinçlendirilmesine ve diğer STK’ların da desteklerini alma konusunda aldığımız yol düşünüldüğünde bundan sonraki süreçte çalışmalarımızın daha büyük desteklerle daha etkin bir şekilde ilerleyeceğini düşünüyoruz.
Sizlere de bize kendimizi ve çalışmalarımızı açıklama şansı verdiğiniz için teşekkür ederiz.

Üyelik Girişi
Hava Durumu